1 – 13 Temmuz tarihleri içinde KASTAMONU için önemli günler…
1 Temmuz 1877
Geleneksel Yazma ve Ahşap Kalıp – Baskı Ustası NEFİSE AKPINAR’ın doğumu
Nefise AKPINAR / 1877 – 1966

Nefise Akpınar, 1 Temmuz 1877’de Kastamonu’nun Seydiler Gölcüğez Köyü’nde doğdu. Küçük yaşlarda geleneksel el sanatlarına ilgi duyarak bu sanatı öğrenip uygulamaya başladı.1901’de Hüseyin Akpınar ile evlenerek Çırdak Köyü’e gelin gitti. Bu evlilikten iki çocuk sahibi oldu. Eşi Hüseyin, askere alındığında iki küçük çocuğuyla bir başına kalarak evin tüm sorumluluğunu üstlendi. Hem çocuklarını büyüttü hem de yazmacılık sanatını icra etmeye devam etti. Eşi askere gidene kadar, tasarladığı kalıpları eşine yaptırıyorken, kocası askere gittikten sonra kalıplarını kendisi işlemiş ve kendine has motifler yaratarak eserler üretmiştir.
Nefise Akpınar’ın, en önemli özelliği başka yerlerde örneğine rastlanmayan kendine has özel motifler kullanmasıydı. Kahraman Anadolu kadını Şerife Bacı’nın şehit olduğunda başında bulunan benli çar, Nefise Akpınar’ın sanatının önemli bir örneği olarak kabul edilmektedir. Nefise Akpınar, günümüze miras bıraktığı 70 kadar 120 yıllık tarihi kalıpları ve eserleriyle Anadolu yazmacılık kültürünün önemli bir parçası olmuştur. Bugün, Nefise Akpınar’ın hikayesinin gün yüzüne çıkarılması ve onun kalıplarıyla yapılan baskıların yeniden canlandırılması, dahil olduğu kültürel mirasın önemiyle birlikte takip edilmekte ve araştırılmaktadır.
Nefise Akpınar’ın hayatı, onun geleneksel baskı sanatına ve Anadolu kültürüne katkılarıyla birlikte daha da anlam kazanmaktadır. Bu büyük miras, bir köşede sessizce yok olup gitmek üzereyken, günümüz yazma ustası Veliye Martı Hanım’ın farketmesi ve Nefise akpınar’dan günümüze ulaşabilmiş kalıp ve baskıları titizlikle temizleyip incelemesiyle gün yüzüne çıkmayı başarmıştır. Bu keşif, Kastamonu’nun yazmacılıkta ne kadar ileri ve özgün olduğunun en önemli göstergelerinden biridir. Nefise Akpınar’ın hikayesini yeniden yaşatmak için yapılan bu çalışmalar, Kastamonu’nun kültürel turizm potansiyelini artırmakta ve Nefise Akpınar’ın eserlerini ve sanatını yaşatmaya yönelik büyük bir fırsat sunmaktadır.
1 Temmuz 1957
Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı MEHMET REİS’in Doğumu
Reis Markasının Mimarı Mehmet REİS

Mehmet Reis, 1957 yılında Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde doğdu. Eğitimine Samsun Eğitim Enstitüsü’nde başladıktan sonra, 1976’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne devam etti. Ancak, babasını kaybettikten sonra ailesine destek olmak zorunda kalarak yükseköğrenimini yarıda bırakmak durumunda kaldı. Unkapanı’nda bir gıda işletmesinde muhasebe ve satış bölümünde çalışarak iş hayatına adım attı. 1981 yılında yalnızca güvene dayalı sermayesi ile REİS Ticareti’ni kurarak girişimcilik serüvenine başladı. Ardından, 1993 yılında Reis Tarımsal Ürünler San. Tic. A.Ş.’yi ve 2000 yılında Taşköprü’de Türkiye’nin ilk sarımsak işleme tesisini açarak sektörde önemli bir yer edindi.
Mehmet Reis, iş hayatındaki başarısının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarındaki aktif rolüyle de tanınmaktadır. İstanbul Gıda Toptancıları Derneği ve Kastamonulu Sanayici İş Adamları gibi birçok dernekte Başkanlık görevlerinde bulundu. 1994 yılında Türkiye’de ilk kez sabit fiyat uygulamasını hayata geçirerek enflasyonla mücadelede radikal bir adım attı. Türk tarımına yaptığı katkılardan ötürü İş Dünyası Onur Ödülü’nü aldı ve Kızılay’a verdiği desteklerden dolayı Altın Madalya ile ödüllendirildi. Ekonomik sorunların çözümüne yönelik yaptığı girişimlerle Cumhurbaşkanlığı ve hükümet tarafından takdir edildi.
Biyografisi, TRT ve NTV gibi televizyon kanallarında yer bulmuş; Hürriyet, Sabah, Milliyet gibi gazetelerde ise iş hayatı ve başarı öyküsü detaylandırılmıştır. O, yalnızca iş dünyasında değil, aynı zamanda gençler arasında yaygınlaşan obezite sorunu ile mücadele etmek ve sağlıklı beslenme konularında toplumda farkındalık yaratmak amacıyla çeşitli sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirmektedir. Bugün, evli ve iki kız çocuğu babası olan Mehmet Reis, dört torunununun dedesi olmanın mutluluğunu yaşıyor. Hayatının en değerli kazanımı olarak gördüğü bu torunlarıyla birlikte, geçmişte yaşadığı zorlukları aşarak, yeni nesillere umut aşılamaya devam ediyor.
3 Temmuz 1934
Kastamonu’da Sel Afeti
Kastamonu’da Sel Afeti

3 Temmuz 1934 akşamı Kastamonu’da aniden başlayan yoğun yağmur sonucunda meydana gelen sel felaketi, köprüleri aşarak mahallelere girmiştir. Kışla civarındaki bahçeler ve tarlalar tamamen su altında kalmış, bölgede büyük hasar meydana gelmiştir. Bu sırada, Ferhat Paşa Hamamı önünden geçen bir vatandaş, sel sularında boğulmuş ve cesedi bir gün sonra bulunmuştur.
Kaynak: Kastamonu Gazetesi, 5 Temmuz 1934, S:2.
“03.07.1934 tarihinde akşam 19.30’da başlayan yağmur sonrasında Kastamonu’da bir sel hadisesi yaşanmıştır. Havanın birdenbire bozulması ve sonrasında on beş dakika boyunca aralıksız devam eden yağmur sonucu dereye sel gelmiştir. Gelen sel fazla olduğu için köprülerin üzerinden aşmış ve mahalle içerisindeki bazı evlere ve çay kenarlarındaki hanlara kadar girmiştir. Sel giren yerlerde can kaybı yaşanmamıştır. Çay boyunda ve kışla civarında bulunan bahçeler ve tarlalar tamamen su altında kalmıştır. Bu nedenle bu mahallerdeki ekin ve mahsuller tamamen hasara uğramıştır. Bazı derelerin birleşmesinden oluşan ve Ferhat Paşa Hamamı önünden Çengeller Köprüsü’ne doğru akan sel sularına o civardan geçmekte olan bir vatandaş kapılarak boğulmuştur. Cesedi bir gün sonra şehre yarım saat mesafede bulunmuştur.”
4 Temmuz 1991
Türkiye’nin İlk Kadın Veterineri SABİRE AYDEMİR’in Vefatı
Sabire AYDEMİR / 1910 – 1991

1 Şubat 1910 tarihinde İnebolu’da doğdu. Annesi Firdevs Saka (Dalyan), babası Seyit Ali Bey’dir. Babasını küçük yaşta kaybetti. Annesi Firdevs Hanım, İstanbul’dan getirdiği kumaşları İnebolu’da satarak ona ve iki yaş büyük ablası Zatiye (Görel)‘e bakmıştır.
Sabire Hanım, ilköğrenimini İnebolu’da tamamladıktan sonra orta öğrenimine İstanbul’da bir akrabalarının yanında devam etti. 1933 yılında Erenköy Kız Lisesi’nden mezun oldu. Tıp doktoru olmak istiyordu. Tıp Fakültesi’ne kız öğrencileri yatılı olarak kabul etmedikleri için fikrini değiştirerek o sene ilk defa kadın öğrencileri kabul eden Veteriner Yüksekokulu’na kaydını yaptırdı. 1937 yılında Veteriner Yüksekokulu’ndan mezun oldu.
İki yıl çeşitli laboratuvarlarda çalıştıktan sonra Veteriner Fakültesi’ne asistan olarak geri döndü. 1945 yılına kadar buradaki görevini sürdürdü. İstanbul’daki Pendik Bakteriyoloji ve Araştırma Enstitüsü ve Ankara’daki Etlik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü gibi sağlık kuruluşlarında bakteriyolog veteriner hekim olarak çalıştı.
1947’de birlikte çalıştıkları Ünyeli Hasan Tahsin Aydemir ile evlendi. Birlikte Samsun’a taşındılar; iki çocukları oldu. Samsun’un Atakum ilçesindeki Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü bünyesinde bulunan kuduz laboratuvarından emekli oldu.
1984 yılında Kadınların seçme ve seçilme hakkının tanınmasının 50. yılı nedeniyle kendisine TBMM tarafından “İlk Kadın Veteriner Hekim” olması nedeniyle bir ödül ve plaket verildi.
4 Temmuz 1991 tarihinde, Ankara’da hayatını kaybetti.
2022 yılında Google, Sabire Aydemir’in 112. doğum günü anısına özel bir doodle yayınladı.
7 Temmuz 1993
Büyük Edebiyatçı RIFAT ILGAZ’ın Vefatı
Büyük Edebiyat Ustası Rıfat ILGAZ / 1911 – 1993

Rıfat Ilgaz, 8 Mayıs 1911’de Cide ilçesinde doğdu. Genç yaşta babasını kaybedince Kastamonu Muallim Mektebi’ne girdi ve mezun olduktan sonra Türkiye’nin çeşitli yerlerinde ilkokul öğretmenliği yaptı.
II. Dünya Savaşı yıllarında toplumcu bir edebi çizgiye yönelen Ilgaz, başta “Yarenlik” ve “Sınıf” olmak üzere toplumsal gerçekliğe odaklanan şiir ve öyküler yazdı. Politik eleştirileri nedeniyle defalarca soruşturmalara, hapis ve sürgün cezalarına maruz kaldı. Özellikle Sabahattin Ali ve Aziz Nesin’le birlikte çıkardıkları Markopaşa adlı mizah dergisi, Türk edebiyatının önemli yayınlarından biri oldu ve siyasi mizah alanında büyük yankı uyandırdı.
1950’li yıllarda mizahi üslubu öne çıkararak yazdığı ve Turhan Selçuk’un çizimleriyle Dolmuş dergisinde yayımlanan yazıları daha sonra Hababam Sınıfı romanına dönüştü. Yazar, bu eserin eğlenceye indirgenerek toplumsal eleştirilerinin törpülenmesinden memnun olmadı; fakat Hababam Sınıfı sinema uyarlamalarıyla büyük popülerlik kazandı. Ilgaz, yazarlık kariyeri boyunca roman, öykü, şiir, tiyatro ve çocuk edebiyatı gibi birçok türde eserler verdi ve toplumcu gerçekçi çizgisinden hiçbir zaman vazgeçmedi.
Yaşamı boyunca sık sık çeşitli siyasi baskı ve soruşturmalarla karşılaşan Ilgaz, emekliliğinden sonra bir süre memleketinde yaşadı, ardından İstanbul’a döndü. Hayatının son dönemlerinde çocuk edebiyatı ve anı türünde verimli eserler yayımladı. 7 Temmuz 1993’te İstanbul’da hayata veda eden Rıfat Ilgaz, toplumcu ve halkçı edebiyatın en önemli isimlerinden biri olarak anılmaktadır; doğup büyüdüğü Cide’de adına bir müze bulunmakta ve her yıl adına kültür festivali düzenlenmektedir.
7 Temmuz 2000
Küre Dağları’nın Milli Park İlan Edilmesi
Küre Dağları Milli Parkı

Küre Dağları, 7 Temmuz 2000 tarihinde milli park ilan edilerek Türkiye’nin doğal zenginlikleri arasında özel bir yere sahip olmuştur. Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz bölümünde, Kastamonu ve Bartın illeri arasında yer alan bu milli park, 37 bin hektarı aşkın bir alanı kapsamaktadır. Zengin bitki çeşitliliği, derin kanyonları, mağaraları, şelaleleri ve bozulmamış orman ekosistemi ile dikkat çeken Küre Dağları Milli Parkı, aynı zamanda Avrupa’nın biyolojik çeşitlilik açısından en değerli ve öncelikli alanları arasında gösterilmektedir.
Küre Dağları Milli Parkı’nın bir diğer önemli özelliği ise, Avrupa çapında yaban hayatını ve doğal alanları korumayı hedefleyen PAN Parks ağının Türkiye’deki ilk ve tek üyesi olmasıdır. Bu unvan, parkın uluslararası standartlarda korunduğunu ve sürdürülebilir turizm faaliyetlerinin desteklendiğini gösterir. Küre Dağları Milli Parkı sahip olduğu endemik türleri, doğal bitki örtüsü ve zengin ekosistemiyle hem doğaseverler hem de bilim insanları için cazip bir alan oluştururken, aynı zamanda ekoturizme ve yerel ekonomiye de değer katmaktadır.
10 Temmuz 2001
Devrekanili Romancı MEHMET ATA ANBARCIOĞLU’nun Vefatı
Mehmet Ata Anbarcıoğlu – 1916 – 2001

Türk romancı. Türk Dil Kurumu Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Meliha Ülker Anbarcıoğlu’nun eşi olan yazar, ilkokul eğitimini doğduğu yer olan Devrekâni’de tamamladı. Ortaokul, lise bir ve ikinci sınıfları İstanbul Erkek Lisesinde okuduktan sonra, Haydarpaşa Lisesinden mezun oldu. 1936 yılında Almanya’ya giderek Berlin Teknik Üniversitesi’ne devam etti; daha sonra Hannover İnşaat Fakültesinden 1942 yılında mezun oldu.
İkinci Dünya Savaşı yıllarını Almanya’da, sığınaklarda geçirdi. 1942–1948 yılları arasında Almanya’da mühendis olarak çalıştıktan sonra, 1948 yılında Türkiye’ye döndü. Meslek hayatında sırasıyla Bayındırlık Bakanlığı Şose ve Köprüler Başkanlığında uzman proje mühendisi (1948–1950), İller Bankası Doğu Bölgesi İçme Suları Dairesinde şef (1950–1957), Bayındırlık Bakanlığı Demiryolları İnşaat Başkanlığında proje yüksek mühendisi (1957–1960), Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde daire başkan yardımcısı (1960–1965), Köy İşleri Bakanlığı Sondaj Dairesi başkanı (1965–1968), Yol Su Elektrik İşleri Genel Müdür Başyardımcısı (1968–1972) ve Köy İşleri Bakanlığı müsteşar başyardımcısı (1972–1975) olarak görev yaptı. 1975 yılında emekli oldu.
Yazı hayatına, Kabataş Erkek Lisesindeki öğretmenlerinin teşvikiyle başladı. Görev dolayısıyla Anadolu’nun farklı bölgelerinde yaşayan yazar, burada tanıdığı insanları ve onların yaşamlarını yakından gözlemleme imkânı buldu. Bu gözlemlerini, emekli olduktan sonraki yıllarda yazdığı romanlarında işledi.
Eserleri:
Roman: Semih’in Defteri (1993), Menük (1994), Taki (1995), Ali Güdü (1995), Yaşar Kabali (1996), Elekçi Fadim (1998).
Gezi: Gezi Anıları (1994).
ÇALIŞMA HAKKINDA
Bu çalışma, kültürel değerlerimizle ilgili farkındalık oluşturmak amacıyla Kastamonu Cep Dergi Yayınları tarafından haftalık olarak planlanmıştır. Ancak, Beta (Test) sürümümüzde yeterli içerik sağlanana kadar veri yoğunluğuna göre haftalık veya iki haftalık periyotlarla yayın yapmayı öngörmekteyiz. Geniş kapsamlı “Kastamonu Kronolojisi” çalışmalarımız ise tüm hızıyla devam etmektedir. Elbette, çalışma hâlâ bazı eksiklikler içermekte; katkı sağlamak isterseniz bundan büyük mutluluk duyarız.
Ayrıca, Kastamonu Cep Dergimiz Ağustos ayında tekrar okuyucularımızla buluşmaya hazırlanıyor. Bundan sonraki süreçte de, daha sürdürülebilir ve düzenli bir yayın akışı sağlamak adına tüm hazırlıklarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Kastamonu Cep Dergi’nin önceki sayılarına buradan ulaşabilirsiniz.
İlginiz ve desteğiniz için teşekkür ederiz.
Bilgi için:
E‑Mail: ademsalcioglu@gmail.com
Tel: 0 532 272 39 71
Çalışmalarımızın düzenli olarak sizlere ulaşabilmesi için E‑mail bültenimize üye olun..!