Şu­bat ayı Kas­ta­mo­nu­’­da kar ya­ğış­la­rı­na ye­te­rin­ce doy­du­ğu­muz bir ay­dır. Bu ay­da kar şe­hir­de tu­tun­ma­ya mu­vaf­fak olur. ço­cuk­lar kı­zak­la­rı­nı alıp yo­kuş­lu so­kak ara­la­rın­da kay­ma­yı ih­mal et­mez­ler. Boş ara­zi­ler­de, okul bah­çe­le­rin­de, bi­rik­miş el değ­me­miş kar­lar­dan kar­dan adam­lar ya­pı­lır.

Şe­hir­de­ki bu ne­şe­li or­tam bi­zim gi­bi dağ­cı­la­ra yet­mez. Bi­li­riz­ki bur­da kar diz bo­yu ise dağ­lar­da bo­yu­mu­zu aşa­bi­lir. Dağ­lar­da her mev­sim ay­rı bir zor­luk ya­şa­tır ama kar­şı­lı­ğın­da ise hu­zu­ru ve ha­ri­ka man­za­ra­la­rı­nı ve­rir.

Kastamonu’nun 3G si ün­lü­dür. Gar, Gış, Gı­ya­met. Biz­de bu­nu bil­di­ği­miz­den ha­zır­lık­lı yo­la çı­ka­rız. Ti­pi, fır­tı­na gi­bi bir du­rum­lar­da ha­ya­ti öne­me sa­hip, kar me­za­rı (kü­çük ba­rı­nak) ve ig­lo ya­pı­mı eği­tim­le­ri­mi­zi ek­sik et­me­yiz. Bu kar­dan ya­pı­lar bi­zi ti­pi ve sert rüz­gar­lar­dan ko­rur. Fır­tı­na­lı ha­va­lar­da din­len­me­ye güç top­la­ma­ya ola­nak sağ­lar. Ha­va­nın sa­kin ol­du­ğu sa­bah­lar­da şe­hir bu­lut­lar­la kap­lı ol­ma­sı­na rağ­men zir­ve­ler­de ber­rak bir gök­yü­zü pa­rıl­da­yan gü­neş dağ­cı­la­rı bek­ler.

Kış fa­ali­yet­le­rin­de mut­la­ka gü­neş göz­lü­ğü­mü­zü ya­nı­mı­za alı­rız. Özel­lik­le kış gü­ne­şi kar­dan yan­sı­ya­rak kuv­ve­ti­ni ve et­ki­si­ni iki­ye kat­lar. Gü­neş kre­mi ve göz­lük kul­la­nıl­maz­sa, cil­di­miz sa­hil­de yan­mak­tan da­ha be­ter ha­le ge­lir.

Bu ay­da sev­di­ği­miz ro­ta­lar­dan bi­ri ise Da­day il­çe­sin­de Bal­lı­dağ­dan Taş­çı­lar gö­le­ti­ne 14 km bir ro­ta­mız­dır. Aile he­ki­mi ola­rak gö­rev yap­tı­ğım bu il­çe­yi çok se­ve­rim. Daday’ın ner­dey­se tüm köy­le­ri­ne aşı­la­ma vb sağ­lık iş­le­ri için on üç se­ne emek ver­di­ğim o dö­nem­de, do­ğa­sı­na hay­ran kal­dım.

Bu ay­da sev­di­ği­miz ro­ta­lar­dan bi­ri ise Da­day il­çe­sin­de Bal­lı­dağ­dan Taş­çı­lar gö­le­ti­ne 14 km bir ro­ta­mız­dır. Aile he­ki­mi ola­rak gö­rev yap­tı­ğım bu il­çe­yi çok se­ve­rim. Daday’ın ner­dey­se tüm köy­le­ri­ne aşı­la­ma vb sağ­lık iş­le­ri için on üç se­ne emek ver­di­ğim o dö­nem­de, do­ğa­sı­na hay­ran kal­dım. Bu il­çe­de ha­ri­ka yü­rü­yüş ro­ta­la­rı var. Bu­ra­da bal­lı­dağ ve bal­lı ba­ba tür­be­si­ni her­kes bi­lir.

Bu ke­yif­li ro­ta­da or­man için­de do­ğay­la baş­ba­şa za­man ge­çir­mek he­pi­mi­ze iyi ge­lir. Ba­har ay­la­rın­da cı­vıl cı­vıl kuş­lar ve çi­çek­ler ara­sın­da yol alır­ken kı­şın bem be­yaz ör­tü­sü ve din­gin­li­ği ile bi­zi bü­yü­ler. Kuş ses­le­ri ye­ri­ne, or­man ses­siz­li­ğin­de, kar­da çı­kar­dı­ğı­mız adım ses­le­ri­ni din­le­riz. ba­zen or­man bi­zi şa­şır­tır göç et­me­yi unut­muş kuş­la­ra rast­lar se­lam­la­şı­rız. Kar­lı ro­ta­mız­da rast­la­dı­ğı­mız ya­ban hay­van­la­rı­nın iz­le­rin­den han­gi­si ol­du­ğu­nu tah­min et­me­ye ça­lı­şı­rız. Evet bir tav­şan ha­yır ha­yır bir elik, yok­sa bir til­ki mi? der­ken kar­da iz aça aça tek sı­ra ha­lin­de yo­lu­mu­za de­vam edi­yo­ruz. Bal­lı dağ­dan va­rış nok­ta­sı Taş­çı­lar gö­le­ti­ne ka­dar in­me­ye de­vam edi­yo­ruz. Ro­ta so­nun­da ödü­lü­müz ha­ri­ka bir göl man­za­ra­sı olu­yor. Yaz kış do­yu­ru­cu man­za­ra­sıy­la, yor­gun ba­cak­la­rı­mı­zı, göl ke­na­rın­da din­len­di­ri­riz. Laf la­fı açar, soh­bet ko­yu­la­şır na­sıl ol­du­ğu­nu an­la­ma­yız ama ke­sin­lik­le or­ma­nın üze­ri­miz­de­ki, bağ­la­yı­cı et­ki­si­ni ilik­le­ri­mi­ze ka­dar his­se­de­riz. Bi­zi bir­bi­ri­mi­ze bağ­lar. Bir­bi­ri­mi­zi da­ha iyi an­la­rız. Bir­bi­ri­mi­zi da­ha iyi din­le­riz. Da­ha iyi in­san­lar ol­du­ğu­mu­zu his­se­de­riz. Şeh­re dön­dü­ğü­müz­de be­de­ni­miz yor­gun ama ru­hu te­miz­len­miş, an­la­yı­şı gü­zel­leş­miş in­san­lar ola­rak dö­ne­riz.

Bu ay­lar­da tav­si­ye et­ti­ğim baş­ka bir ro­ta ise “Çin Sed­di” ro­ta­sı. Or­ta ko­lay zor­luk­ta ki bu ro­ta­mız Taş­köp­rü il­çe­si Af­şar kö­yün­den baş­la­yıp Do­na­lar kö­yü ta­ri­hi ka­lın­tı­la­rın­da son bu­lur. yü­rü­me­si çok ke­yif­li bir ro­ta­dır. Sü­rek­li sırt hat­tın­dan ve iniş­li çı­kış­lı bir ro­ta ol­du­ğu için tam an­la­mıy­la Çin se­ti­ni an­dı­ran bir ya­pı­sı var­dır. Yü­rü­yüş yo­lu­mu­za gö­re sağ ta­raf­ta ka­lan göl man­za­ra­sı ise ay­rı fa­ali­ye­ti­miz ay­rı bir renk ka­tar. Fi­nal­de bi­zi bek­le­yen ta­ri­hi ka­lın­tı­lar bi­zi geç­mi­şe gö­tü­rür ge­nel­lik­le yü­rü­yüş eki­bi­mi­ze bu ko­nu­lar­da uz­man bir ar­ka­daş imi­zi mut­la­ka alı­rız ve fa­ali­yet so­nun­da bu eser hak­kın­da de­rin­le­me­si­ne bil­gi edi­ni­riz. Özet­le bu ro­ta­mız spo­run, do­ğa sev­gi­si­nin ve ta­ri­hin bu­luş­tu­ğu bir ro­ta­dır.
Spor­la ka­lın, ta­rih­le ka­lın, sev­giy­le ka­lın, hoş­ça ka­lın.