Önce sizi biraz yakından tanıyalım. Hüseyin Kubilay Salihvatandaş kimdir? Sizi Küre’den ve İnebolu’dan İstanbul’a, oradan da bugünkü başarılarınıza taşıyan köşe taşları nelerdir?
Babam Yavuz Salihvatandaş Küre’de ilkokul müdürü, annem Necla Salihvatandaş ise ilkokul öğretmeniydi. Ablam Kandilli Kız Lisesini kazanarak Küre’den İstanbul’a yatılı okumaya gitmişti. Gurbette yatılı okumanın şartlarının zor olması, ailecek İstanbul’a taşınmamızı beraberinde getirdi. Küre Merkez Cumhuriyet İlkokulundaki üç senelik eğitimimi tamamladıktan sonra İstanbul’a taşındık. Bu, hayatımdaki en önemli dönüm noktalarından biriydi.
Akabinde babamın muhteşem öngörüsü devreye girdi; Fatih’te birçok lise varken beni Kabataş Erkek Lisesine kaydettirdi. Hayatımdaki en önemli yapı taşlarından biri de Kabataş Erkek Lisesinden mezun olmaktır.
Belki de hayat, biz plan yaparken yaşadıklarımızdır. Üniversitede matematik ve fen ağırlıklı mühendislik veya eğitimcilik isterken, o dönem pek bilinmeyen bir meslek olan Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümüne girdim. Bu da önemli kilometre taşlarımdan biridir.
Özel sektörde çalışırken bir cuma akşamı verilen kararla başlayan kamu hayatı ve sonrasında tekrar özel sektöre dönüş mücadelesi, iş hayatımın diğer köşe taşlarını oluşturmaktadır. Ayrıca siyaset, sosyal faaliyetler, sportif etkinlikler ve eğitim faaliyetlerimiz; her günümüzün dolu dolu geçmesine vesile olan diğer önemli unsurlardır.
Kamu tecrübenizin ardından 2003 yılında kendi girişiminizi başlattınız. Kurucu ortağı olduğunuz Meta Peyzaj Mimarlık’ın hikayesi nedir? Nasıl kuruldu ve yurt içi, yurt dışında neler yapıyor?
Kamu tecrübemizin ardından belki de mecburi olarak özel sektöre geçişimiz gerçekleşti. 2004 seçimlerinde Sayın Cumhurbaşkanımızın AK Parti’de yerel yönetimler için her mecliste mali müşavir, mimar, şehir plancısı, inşaat mühendisi, doktor, avukat gibi meslek gruplarına, ayrıca kadın ve gençlere kotalar oluşturması neticesinde, Gençlik Kolları Başkanı olarak görev yaparken Fatih Belediye Meclis Üyesi adayı oldum. Bu süreçte çalışmakta olduğum İstanbul Büyükşehir Belediyesinden istifa ederek Meta Peyzaj Planlama Ofisini kurdum. 2003 yılından bugüne, geçen 23 yılda yurt içi ve yurt dışında peyzaj projelerinden kentsel dönüşüme, ulaşım projelerinden mimari projelere, imar planlarından kentsel tasarım ve peyzaj uygulamalarına kadar birçok alanda hizmet verdik ve vermeye devam ediyoruz.
Firmanızın bugünkü global konumuna gelmesinde belirleyici olan en önemli dönüm noktaları nelerdir?
Birincisi, belli bir bölgede sınırlı kalmayıp dünya ölçeğinde ve ülkemizin her ilinde hizmet vermek. İkincisi, yenilikleri takip etmek. Üçüncüsü, her daim sektörün içinde olmak. Ve son olarak, çok çalışmak.
Bir Yüksek Şehir Plancısı olarak projelerinizde ve şirketinizi ayakta tutan süreçlerde temel değerleriniz, ilkeleriniz neler?
Ayrıca en önemli meslek etiğimiz, belki de hayata bakışımızdaki en temel nokta; hem dünya hayatında hem de ahiret hayatında, imza attığımız projelerin hesabını verebilir olmaktır.
Projelerimizi öncelikle tüm yönleriyle düşünerek tasarlıyoruz. Projelendirme sadece fiziksel bir süreç değil; aynı zamanda sosyal, kültürel, hukuki, insani ve manevi gibi birçok bakış açısının da beraberinde düşünülmesini gerektiren bir tasarım bütünüdür. Açıklamak gerekirse, bir bölgede proje yaparken sadece temel ihtiyacı tasarlamaktan öteye geçip, projenin bölgeye getireceği tüm olumlu ve olumsuz yönleri de düşünerek, sanki o alanda siz oturuyormuşsunuz gibi her açıyı hesaplamak gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca en önemli meslek etiğimiz, belki de hayata bakışımızdaki en temel nokta; hem dünya hayatında hem de ahiret hayatında, imza attığımız projelerin hesabını verebilir olmaktır.
Kasder, Kaskon, Kasderfed, Küre Federasyonu gibi birçok memleket derneğinde üst düzey yöneticilik görüyoruz. Yoğun iş temponuza rağmen Kastamonulu olarak memleketinizle olan bu güçlü bağınızı ve STK sevdanızı nasıl anlatırsınız?
Kastamonu ve Kastamonulu olmak benim için çok önemli. Eşimin deyişiyle, “Kastamonu” ismini duymak veya Kastamonulu birini görmek gözlerimi parlatıyormuş. Sivil toplum kuruluşlarında görev yapmak, gerçekten büyük emek sarf edilmesi gereken bir süreç. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi: “Aşk ile koşan yorulmazmış.”
Hem Küre doğumlu hem İnebolu nüfusuna kayıtlı biri olarak, Kastamonu sizin için ne ifade ediyor?
Kastamonulu olmaktan gurur duyuyorum. Çünkü Osmanlı’nın kuruluşunda ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş mücadelesinde canını veren bir memleketin ferdi olmak, insana onur ve gurur verir.
Bir Yüksek Şehir Plancısı ve akademisyen gözüyle memleketimizin gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Kastamonulular neyi doğru neyi yanlış yapıyor?
Kastamonu için kesinlikle ciddi bir yol haritası çıkarılmalı ve bu yol haritasına herkes uymalı. Süreç içerisinde birçok hizmet yapılıyor ama maalesef bu coğrafya ve sahip olduğu potansiyel yeteri kadar değer görmüyor.
Kastamonu çok geniş ve çok özel bir coğrafya. Bence Kastamonu için kesinlikle ciddi bir yol haritası çıkarılmalı ve bu yol haritasına herkes uymalı. Süreç içerisinde birçok hizmet yapılıyor ama maalesef bu coğrafya ve sahip olduğu potansiyel yeteri kadar değer görmüyor.
Üniversitelerde dersler veren, sektöründe başarılı ve STK’larda liderlik eden biri olarak genç girişimcilere hangi tavsiyelerde bulunmak istersiniz? Sizce başarıya giden yolda dikkat edilmesi gereken en temel ilkeler nelerdir?
Bence genç girişimciler; etik değerleri olan, sektörlerinde marka olacakları ve gelecek nesillerin övgüyle bahsedecekleri bir kariyer planı yapmalılar. Tabii bu yolda en önemli şey çalışmak, çalışmak, çalışmak…
Marka olmak mı, zengin olmak mı? Öncelikle bunu seçmek gerek. “Belki ikisi aynı anda olunmaz mı?” diye soracaksınız. Sıfırdan gelişen bu tip öyküler çok sınırlıdır. Bence genç girişimciler; etik değerleri olan, sektörlerinde marka olacakları ve gelecek nesillerin övgüyle bahsedecekleri bir kariyer planı yapmalılar. Tabii bu yolda en önemli şey çalışmak, çalışmak, çalışmak…
Biraz da özel hayatınızdan konuşalım. Bu kadar yoğun mesai ve sivil toplum koşturmacası arasında Hüseyin Kubilay Salihvatandaş iş dışında neler yapar? Hobileriniz, alışkanlıklarınız nelerdir?
Sporla uğraşıyorum. Kartalpaşa Gençlik ve Spor Kulübümüzün başkanıyım; genç evlatlarımızı yetiştiriyoruz. Ayrıca köşe yazıları yazıyorum. Bunların dışında çok da başka vaktim olmuyor.
Son olarak memleketinize, hemşehrilerimize ve Kastamonu Cep Dergi okuyucularına ne mesaj vermek istersiniz?
Öncelikle tüm hemşehrilerimize ve okuyucularımıza selam ve saygılarımı sunuyorum. Sizleri de yıllardır her yaptığınız işin en iyisini yapmanızdan ve her işte yeni bir başarı öyküsü yazmanızdan dolayı tebrik ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum.








