Gi­riş ve Kav­ram­sal Çer­çe­ve

Kent­sel me­kân­lar, yal­nız­ca ba­şı­mı­zı sok­tu­ğu­muz ev­le­ri ba­rın­dı­ran ve­ya gün­de­lik ti­ca­ri fa­ali­yet­le­ri­mi­zi yü­rüt­tü­ğü­müz yer­ler de­ğil­dir. On­lar, iç­le­rin­de ya­şa­yan top­lum­la­rın ta­rih­sel se­rü­ven­le­ri­ni, kül­tü­rel kod­la­rı­nı, se­vinç­le­ri­ni, acı­la­rı­nı ve ko­lek­tif ha­fı­za­la­rı­nı ci­sim­leş­ti­ren ya­şa­yan or­ga­niz­ma­lar­dır; kı­sa­ca­sı or­tak evi­miz­dir. Tür­ki­ye­’­nin Ka­ra­de­niz sa­hil şe­ri­di­nin en na­di­de in­ci­le­rin­den bi­ri olan mem­le­ke­ti­miz İn­eb­olu; an­tik dö­nem­den gü­nü­mü­ze uza­nan ef­sa­ne­le­ri, kök­lü de­niz­ci­lik kül­tü­rü, em­sal­siz si­vil mi­ma­ri ör­nek­le­ri ve en önem­li­si Mil­li Mü­ca­de­le­miz­de­ki tar­tış­ma­sız ki­lit ro­lü ile eş­siz bir ta­rih­sel mi­ra­sa sa­hip­tir.

mo­dern­leş­me adı al­tın­da ya­şa­nan çar­pık kent­leş­me, hız­lı ve kont­rol­süz be­ton­laş­ma he­ve­si ve ne ya­zık ki top­lum­sal ha­fı­za­mız­da ya­şa­dı­ğı­mız aşın­ma, bi­zi bu zen­gin ta­ri­hi kim­li­ği­miz­den ina­nıl­maz de­re­ce­de uzak­laş­tır­mış­tır.

An­cak ka­bul et­me­li­yiz ki; mo­dern­leş­me adı al­tın­da ya­şa­nan çar­pık kent­leş­me, hız­lı ve kont­rol­süz be­ton­laş­ma he­ve­si ve ne ya­zık ki top­lum­sal ha­fı­za­mız­da ya­şa­dı­ğı­mız aşın­ma, bi­zi bu zen­gin ta­ri­hi kim­li­ği­miz­den ina­nıl­maz de­re­ce­de uzak­laş­tır­mış­tır. Mev­cut du­rum­da ken­ti­miz, hem sos­yo­lo­jik bi­linç hem de fi­zik­sel si­lü­et bağ­la­mın­da ken­di şan­lı geç­mi­şi­ne de­rin bir ya­ban­cı­laş­ma için­de­dir.

Hal­kı­mı­zın dik­ka­ti­ne su­nu­lan bu ön ra­por; İn­eb­ol­u’­n­un kent­sel ve ta­ri­hi do­ku­su­nun ko­run­ma­sı, kay­bol­ma­ya yüz tut­muş ata ya­di­ga­rı mi­ma­ri mi­ra­sı­nın ko­run­ma­sı, ta­mir edil­me­si ve yo­kol­mak­ta olan­la­rın ye­ni­den as­lı­na uy­gun şe­kil­de aya­ğa kal­dı­rıl­ma­sı ve il­çe­mi­zin ulu­sal ha­fı­za­da­ki o hak et­ti­ği “baş­kö­şe­ye” ye­ni­den ta­şın­ma­sı ama­cıy­la ha­zır­lan­mış­tır. He­ya­mo­la İn­eb­olu Çev­re Tu­rizm ve Kal­kın­ma Der­ne­ği­’­nin ön­cü adım­la­rı mer­ke­ze alı­na­rak; mem­le­ke­ti­mi­zin bir “Mü­ze Kent” sta­tü­sü­ne ka­vuş­tu­rul­ma­sı, biz­zat siz de­ğer­li hem­şeh­ri­le­ri­mi­zin ko­ru­ma sü­reç­le­ri­ne “Kent De­dek­ti­fi” mo­de­liy­le da­hil edil­me­si ve bu bü­yük uya­nı­şın tüm Tür­ki­ye­’­ye du­yu­rul­ma­sı için iz­le­necek yol ha­ri­ta­sı de­tay­lan­dı­rıl­mak­ta­dır.

İn­eb­olu, “Be­yaz Şe­rit­li İst­ikl­al Madalyası“nı göğ­sün­de gu­rur­la ta­şı­yan kah­ra­man­la­rın mem­le­ke­ti­dir. Şim­di sı­ra, o ma­dal­ya­nın ağır­lı­ğı­nı his­set­mek, hak­kı­nı ver­mek ve ken­ti­mi­ze, so­kak­la­rı­mı­za, eş­siz mi­ra­sı­mı­za bil­fi­il sa­hip çık­mak­tır.

Mil­li Mü­ca­de­le Lo­jis­ti­ği ve İst­ikl­al Yo­lu­’­nun St­ra­te­jik De­rin­li­ği

İn­eb­ol­u’­yu ha­ri­ta­da­ki sı­ra­dan bir sa­hil ka­sa­ba­sı ol­mak­tan çı­ka­rıp, ulu­sal ba­ğım­sız­lı­ğı­mı­zın par­la­yan sem­bo­lü ha­li­ne ge­ti­ren en önem­li un­sur, 1919–1922 yıl­la­rı ara­sın­da İst­ikl­al Yo­lu üze­rin­de üst­len­di­ği o ha­ya­ti gö­rev­dir. Ana­do­lu­’­nun iş­gal al­tın­da in­le­di­ği, li­man­la­rın ve de­mir­yol­la­rı­nın düş­man kont­ro­lün­de ol­du­ğu o ka­ran­lık gün­ler­de, An­ka­ra­’­da fi­liz­le­nen mil­li di­re­ni­şin en gü­ve­ni­lir, en sağ­lam ne­fes yo­lu İn­eb­olu ol­muş­tur.

Ka­ra­de­ni­z­’in hır­çın do­ğa­sı ve o dö­nem sa­hi­li­mi­zin uy­gun bir is­ke­le­ye sa­hip ol­ma­yı­şı, mü­him­mat yük­lü bü­yük ge­mi­le­rin kı­yı­ya ya­naş­ma­sı­na en­gel­di. Baş­ta İst­anb­ul ve Rus­ya­’­dan bin­bir teh­li­key­le, ge­ti­ri­len bin­ler­ce ton si­lah, cep­ha­ne ve er­zak, açık­ta de­mir­le­yen ge­mi­ler­den tah­li­ye edil­mek zo­run­day­dı. İşte tam bu nok­ta­da, İn­eb­ol­u’­n­un o asil de­niz­ci­lik kül­tü­rü ve ec­da­dı­mı­zın ce­sa­re­ti dev­re­ye gir­miş­tir. Mav­na­cı­lar Lon­ca­sı et­ra­fın­da ör­güt­le­nen kah­ra­man İn­eb­ol­ulu ka­yık­çı­lar, İn­eb­ol­u’­ya öz­gü ge­le­nek­sel “denk ka­yık­la­rı” ile fır­tı­na­la­ra, dev dal­ga­la­ra gö­ğüs ge­re­rek bu mü­him­ma­tı ka­ra­ya ta­şı­mış­lar­dır.

De­de­le­ri­mi­zin bu in­sa­nüs­tü ça­ba­sı sı­ra­sın­da de­niz­ci­le­re öz­gü bir ri­tim ve güç al­ma ni­da­sı olan “He­ya­mo­la!”, salt bir iş şar­kı­sı ol­mak­tan çık­mış; top­ye­kûn bir di­re­ni­şin, omuz omu­za ver­me­nin ve ba­ğım­sız­lık inan­cı­nın sim­ge­sel ses­le­ni­şi ol­muş­tur. İn­eb­olu se­ma­la­rın­da yan­kı­la­nan bu ni­da­lar­la ka­ra­ya çı­ka­rı­lan mü­him­mat, cep­he­ye sevk edil­mek üze­re doğ­ru­dan si­vil hal­ka, ya­ni ni­ne­le­ri­mi­ze, de­de­le­ri­mi­ze ema­net edil­miş­tir. Er­kek nü­fu­su­muz cep­he­ler­de şe­ha­det şer­be­ti içer­ken, İn­eb­ol­u’­d­an Kas­ta­mo­nu­’­ya ve ora­dan An­ka­ra­’­ya uza­nan bin­bir güç­lük­te­ki İst­ikl­al Yo­lu­’­nun asıl kah­ra­man­la­rı ka­dın­la­rı­mız, yaş­lı­la­rı­mız ve he­nüz ço­cuk yaş­ta­ki ev­lat­la­rı­mız ol­muş­tur. Kağ­nı gı­cır­tı­la­rı ara­sın­da, o zor­lu ha­va ve ara­zi şart­la­rın­da ku­ru­lan bu lo­jis­tik zin­cir, dün­ya harp ta­ri­hin­de eşi ben­ze­ri gö­rül­me­miş bir si­vil fe­da­kâr­lık des­ta­nı­dır.

Bu em­sal­siz kah­ra­man­lık, 9 Ha­zi­ran 1921’de Yu­nan sa­vaş ge­mi­le­ri­nin il­çe­mi­zi bom­ba­la­ma teh­di­di­ne kar­şı hal­kı­mı­zın gös­ter­di­ği “tes­lim ol­ma­yız!” du­ru­şuy­la bir­leş­ti­ğin­de, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si ta­ra­fın­dan eş­siz bir onur­la taç­lan­dı­rıl­mış­tır. İn­eb­ol­u’­m­uz, gös­ter­di­ği bu si­vil di­re­niş ve lo­jis­tik mu­ci­ze ne­de­niy­le Be­yaz Şe­rit­li İst­ikl­al Ma­dal­ya­sı­na sa­hip ilk yer­le­şim ye­ri ve tek il­çe un­va­nı­nı al­mış­tır. İs­ims­iz Ana­la­rın, Şe­ri­fe Ba­cı­la­rın, Ha­li­me Ça­vuş­la­rın, Ha­mam­cı Ka­dı Sa­lih­le­rin ve De­niz­ci Ra­hi­me Kap­tan­la­rın anı­la­rın­da so­mut­la­şan bu mi­ras, sa­de­ce bi­zim ye­rel övünç kay­na­ğı­mız de­ğil, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti­’­nin va­ro­luş te­mel­le­rin­den bi­ri­dir.

Eğer Ça­nak­ka­le, Türk ulu­su­nun göğ­sü­nü si­per ede­rek oluş­tur­du­ğu aşıl­maz bir kal­kan ise; İn­eb­olu ve İst­ikl­al Yo­lu, o kal­ka­nı tu­tan kol­la­ra güç ve­ren, di­re­ni­şin kal­bi­ne kan pom­pa­la­yan can da­ma­rı­dır!

Ça­nak­ka­le ve İn­eb­olu Ru­hu: Ta­rih­sel Mi­ra­sı­mı­zın Kar­şı­laş­tır­ma­lı Ana­li­zi

Bu­gün ken­di­mi­ze sor­ma­mız ge­re­ken en acı so­ru şu­dur: Böy­le­si­ne de­va­sa bir ta­rih­sel mi­ra­sa sa­hip­ken, ne­den İn­eb­olu ru­hu­nu tüm Tür­ki­ye­’­ye ye­te­rin­ce an­la­ta­ma­dık? Tür­ki­ye­’­nin ulu­sal ha­fı­za­sı in­ce­len­di­ğin­de Ça­nak­ka­le des­ta­nı­nın hak­lı bir mer­ke­zi ko­nu­ma sa­hip ol­du­ğu gö­rül­mek­te­dir. An­cak ta­ri­he hak­ka­ni­yet­le ba­kıl­dı­ğın­da, “İn­eb­olu Ru­hu“nun en az “Ça­nak­ka­le Ru­hu” ka­dar ha­ya­ti bir öne­me sa­hip ol­du­ğu açık­ça or­ta­da­dır.

Kar­şı­laş­tır­ma tab­lo­su. (Mo­bil ci­ha­zı­nız­da tab­lo­yu oku­mak için sa­ğa doğ­ru kay­dı­rın)

Ana­liz Kri­te­riÇa­nak­ka­le Pa­ra­dig­ma­sı
(Sa­vun­ma ve Di­re­niş)
İn­eb­olu Pa­ra­dig­ma­sı
(Lo­jis­tik ve Sür­dü­rü­le­bi­lir­lik)
Harp Dokt­ri­ni İşl­eviSt­ra­te­jik bo­ğaz­la­rın mü­da­fa­ası, düş­man iler­le­yi­şi­nin dur­du­rul­ma­sı. Ke­sin sa­vun­ma.Or­du­nun ayak­ta kal­ma­sı için el­zem olan si­lah, mü­him­mat ve er­zak zin­ci­ri­nin iş­le­me­si.
Ka­tı­lım­cı De­mog­ra­fi­siDü­zen­li or­du bir­lik­le­ri, gö­nül­lü / zo­run­lu as­ker­li­ğe ta­bi tu­tu­lan er­kek­lerCep­he ge­ri­sin­de ka­lan si­vil halk; Mav­na­cı­lar (ka­yık­çı­lar), ka­dın­lar, yaş­lı­lar ve ço­cuk­lar.
Me­kân­sal ve Sim­ge­sel Ob­je­lerSi­per­ler, tab­ya­lar, Nus­ret Ma­yın Ge­mi­si, şe­hit­lik anıt­la­rı ve Conk­ba­yı­rı.Denk ka­yık­la­rı, kağ­nı ara­ba­la­rı, İst­ikl­al Yo­lu, ta­ri­hi mi­ma­ri.
Top­lum­sal Al­gı ve Ha­fı­zaMüf­re­dat­ta, si­ne­ma ve ede­bi­yat­ta ge­niş çap­lı tem­sil. Yıl­da mil­yon­lar­ca zi­ya­ret­çi çe­ken kü­re­sel ha­fı­za mer­ke­zi.Ma­dal­ya sa­hi­bi ol­ma­sı­na rağ­men da­ha çok ye­rel dü­zey­de kut­la­nan, ulu­sal en­teg­ras­yo­nu tam sağ­la­na­ma­mış bir ha­fı­za ala­nı.
Viz­yon ve Ge­lecek He­de­fiMev­cut yük­sek bi­lin­cin ko­run­ma­sı ve ulus­la­ra­ra­sı an­ma et­kin­lik­le­ri­nin sür­dü­rül­me­si.İn­eb­olu hi­ka­ye­si­nin tüm ül­ke­ye an­la­tı­la­rak, ken­tin bir “Mü­ze Kent” ola­rak ye­ni­den doğ­ma­sı.

Eğer Ça­nak­ka­le, Türk ulu­su­nun göğ­sü­nü si­per ede­rek oluş­tur­du­ğu aşıl­maz bir kal­kan ise; İn­eb­olu ve İst­ikl­al Yo­lu, o kal­ka­nı tu­tan kol­la­ra güç ve­ren, di­re­ni­şin kal­bi­ne kan pom­pa­la­yan can da­ma­rı­dır! Ne var ki, böy­le­si­ne şan­lı bir ec­da­dın to­run­la­rı olan biz­ler, bu­gün bu mu­az­zam po­tan­si­ye­li de­ğer­len­dir­me nok­ta­sın­da bir ata­let, tem­bel­lik ve viz­yon­suz­luk gir­da­bı­na sü­rük­len­miş du­rum­da­yız. Si­vil top­lum ini­si­ya­tif­le­ri ola­rak ön­ce­lik­li gö­re­vi­miz; bu des­ta­nı sa­de­ce be­lir­li gün­ler­de­ki tö­ren­ler­den çı­ka­rıp, il­çe­mi­zin so­kak­la­rın­da yı­lın 365 gü­nü ya­şa­yan, ulu­sal çap­ta ses ge­ti­ren bir “Mü­ze Kent” kon­sep­ti­ne dö­nüş­tür­mek­tir.

Kent­sel Mor­fo­lo­ji­de­ki Çö­küş: Aşı Bo­ya­lı Ev­le­ri­miz ve Be­ton­laş­ma Kri­zi

Ta­ri­hi kim­li­ği­mi­zin göz­le gö­rü­len en önem­li ta­şı­yı­cı­la­rı, o ca­nım si­vil mi­ma­ri ha­ri­ka­sı ge­le­nek­sel İn­eb­olu ev­le­ri­dir. Dik ya­maç­la­ra, to­pog­raf­ya­ya mey­dan okur­ca­sı­na in­şa edi­len bu ya­pı­lar; ön­den iki kat­lı mü­te­va­zı bir yu­va gi­bi gö­rü­nür­ken, ar­ka­dan ba­kıl­dı­ğın­da üç-dört kat­lı hey­bet­li ko­nak­lar ola­rak yük­se­lir.

Ça­tı­la­rın­da Ka­ra­de­ni­z­’in sert rüz­gar­la­rı­na di­re­nen yö­re­sel ar­du­vaz (mar­la) ta­şı ta­şı­yan, kır­mı­zı be­yaz renk­le­rin muh­te­şem uyu­mu­nu ser­gi­le­yen “aşı bo­ya­lı” dış cep­he­le­riy­le bu ev­ler, sa­de­ce taş­tan ve ah­şap­tan iba­ret de­ğil­di. O ge­niş mey­ve bah­çe­le­ri­nin için­de­ki ev­ler; ge­niş aile­le­ri­mi­zin, kom­şu­luk iliş­ki­le­ri­mi­zin, bay­ram­laş­ma­la­rı­mı­zın, do­ğay­la iç içe ve in­san­ca ya­şa­ma kül­tü­rü­mü­zün kal­biy­di.

Ne ya­zık ki bu­gün, ta­ri­hi mi­ra­sı­mı­za kar­şı ina­nıl­maz bir ve­fa­sız­lık ve du­yar­sız­lık için­de­yiz. Apart­man ha­ya­tı­nın “ge­liş­miş­lik” zan­ne­dil­me­si, göç­ler ve his­se­li mül­ki­yet so­run­la­rı yü­zün­den o gü­ze­lim aşı bo­ya­lı ev­le­ri­miz ök­süz bı­ra­kıl­mış, ba­kım­sız­lık­tan çü­rü­me­ye ve çök­me­ye terk edil­miş­tir.

Be­ton­laş­ma Gir­da­bı ve Kim­lik Kay­bı

Ne ya­zık ki bu­gün, ta­ri­hi mi­ra­sı­mı­za kar­şı ina­nıl­maz bir ve­fa­sız­lık ve du­yar­sız­lık için­de­yiz. Apart­man ha­ya­tı­nın “ge­liş­miş­lik” zan­ne­dil­me­si, göç­ler ve his­se­li mül­ki­yet so­run­la­rı yü­zün­den o gü­ze­lim aşı bo­ya­lı ev­le­ri­miz ök­süz bı­ra­kıl­mış, ba­kım­sız­lık­tan çü­rü­me­ye ve çök­me­ye terk edil­miş­tir.

Bu terk ediş­le eş za­man­lı ola­rak mem­le­ke­ti­miz, es­te­tik­ten yok­sun vah­şi bir be­ton­laş­ma is­ti­la­sı­na uğ­ra­mış­tır. Ta­ri­hi do­ku­yu ezip ge­çen, öl­çe­ği ve ru­hu ol­ma­yan bu ye­ni ya­pı­lar İn­eb­ol­u’­yu gör­sel bir ka­osa sü­rük­le­miş­tir. Eğer uyan­maz ve acil ted­bir al­maz­sak, o çok övün­dü­ğü­müz aşı bo­ya­lı ev­le­ri­miz­den ya­kın­da sa­de­ce es­ki fo­toğ­raf­lar­da bah­se­de­ce­ğiz.

Önü­müz­de bir da­ha as­la ele geç­me­yecek ta­ri­hi bir fır­sat ka­pı­sı bu­lun­mak­ta­dır. İlk ne­sil, es­te­tik­ten yok­sun be­to­nar­me bi­na­la­rın ömür­le­ri­ni ta­mam­la­ma­sıy­la il­çe­miz­de ye­ni bir kent­sel dö­nü­şüm sü­re­ci baş­la­ya­cak­tır. Bu sü­reç, be­ton­laş­ma­yı dur­dur­mak ve kay­bo­lan ru­hu­mu­zu ge­ri ka­zan­mak için bir mi­lat ol­ma­lı­dır.

İk­inci Ne­sil Kent­sel Dö­nü­şüm Fır­sa­tı: Geç­mi­şi Ge­le­cek­le Kur­tar­mak

Önü­müz­de çok kri­tik, bir da­ha as­la ele geç­me­yecek ta­ri­hi bir fır­sat ka­pı­sı bu­lun­mak­ta­dır. Geç­miş yıl­lar­da in­şa edi­len ilk ne­sil, es­te­tik­ten yok­sun be­to­nar­me bi­na­la­rın ömür­le­ri­ni ta­mam­la­ma­sıy­la il­çe­miz­de ye­ni bir kent­sel dö­nü­şüm sü­re­ci baş­la­ya­cak­tır.

Bu sü­reç, be­ton­laş­ma­yı dur­dur­mak ve kay­bo­lan ru­hu­mu­zu ge­ri ka­zan­mak için bir mi­lat ol­ma­lı­dır. Ye­ni ya­pı­la­cak bi­na­lar, rant hır­sı­na kur­ban edil­me­me­li; ka­tı ku­ral­lar­la ta­rih­sel, kül­tü­rel mi­ma­ri do­ku­mu­za, pen­ce­re­le­ri­mi­ze, renk­le­ri­mi­ze tam uyum­lu ha­le ge­ti­ril­me­li­dir.

Mev­cut ta­ri­hi ya­pı­la­rı­mı­zın res­to­ras­yo­nu ise ye­ni ve sah­te bir kim­lik oluş­tur­ma­ma­lı, res­to­ras­yon, o evin ru­hu­nu ve otan­tik do­ku­su­nu ko­ru­ma­lı ve ya­şat­ma­lı­dır. Çök­mek üze­re olan ta­ri­hi ya­pı­la­rı­mız için ida­ri, ya­pı­sal ve eko­no­mik so­run­la­rı aşa­cak ya­sal ko­lay­lık­lar sağ­lan­ma­lı ve çok acil kur­tar­ma ope­ras­yon­la­rı baş­la­tıl­ma­lı­dır.

Viz­yo­ner He­de­fi­miz: “Mü­ze Kent İn­eb­olu”

He­ya­mo­la Der­ne­ği­’­nin st­ra­te­jik viz­yo­nu­nun mer­ke­zin­de ya­tan “Mü­ze Kent” mo­de­li, İn­eb­ol­u’­yu don­du­rul­muş, cam fa­nus içi­ne alın­mış can­sız bir mü­ze­ye çe­vir­mek de­ğil­dir. Ak­si­ne; ev­le­ri­miz­de ça­yı­mı­zı yu­dum­lar­ken, so­kak­la­rı­mız­da ço­cuk­la­rı­mız oy­nar­ken, es­na­fı­mız ke­pen­gi­ni açar­ken ken­tin ta­ri­hi­ni de ya­şa­dı­ğı ve ya­şat­tı­ğı di­na­mik bir eko­no­mi ve ya­şam mo­de­li­dir. Saf­ran­bo­lu­’­nun ba­şar­dı­ğı­nı, on­dan çok da­ha kök­lü ve kat­man­lı bir ta­ri­he sa­hip olan İn­eb­olu, is­te­nir ve ira­de or­ta­ya ko­nur­sa ke­sin­lik­le ba­şa­ra­bi­lir!

El­bet­te bu yol­da umut ve­ri­ci adım­lar da at­tık ve atı­yo­ruz. İn­eb­olu Be­le­di­ye­si ta­ra­fın­dan res­to­re edi­len ta­ri­hi med­re­se bi­na­sı­nın “Kur­tu­lu­şa Gi­den Yol­da İn­eb­olu Kent Mü­ze­si” ola­rak ka­pı­la­rı­nı aç­ma­sı en sağ­lam ya­pı taş­la­rı­mız­dan­dır. Yi­ne ya­kın za­man­da mey­da­nı­mı­za di­ki­len “He­ya­mo­la Hey­ke­li” ve bun­dan bir­kaç yıl ön­ce 180 hem­şeh­ri­mi­zin gö­nül­lü oy­na­dı­ğı “He­ya­mo­la-Çıl­gın İn­eb­ol­ul­ul­ar” bel­ge­se­li, uya­nı­şı­mı­zın müj­de­ci­si­dir. An­cak ma­ale­sef bun­lar, kök­lü ta­ri­hi­mi­zi ye­te­rin­ce aya­ğa kal­dı­ra­bil­mek için ye­ter­li de­ğil­dir. Bu viz­yon, tüm İn­eb­ol­ul­ul­ar­ın sa­hip­le­ne­ce­ği bir se­fer­ber­lik ge­rek­tir­mek­te­dir.

Bir ken­ti sa­de­ce be­le­di­ye­ler ve­ya dev­let ku­rum­la­rı yu­ka­rı­dan aşa­ğı­ya ka­rar­lar­la ko­ru­ya­maz. Şeh­ri en iyi ko­ru­ya­cak olan, o şeh­rin so­kak­la­rın­da ne­fes alan hal­kın ta ken­di­si­dir. Bu nok­ta­da He­ya­mo­la Der­ne­ği ola­rak en ye­ni­lik­çi çö­züm öne­ri­miz “Kent De­dek­ti­fi” ini­si­ya­ti­fi­dir.

Si­vil Se­fer­ber­lik: “Kent De­dek­ti­fi” Mo­de­li

Bir ken­ti sa­de­ce be­le­di­ye­ler ve­ya dev­let ku­rum­la­rı yu­ka­rı­dan aşa­ğı­ya ka­rar­lar­la ko­ru­ya­maz. Şeh­ri en iyi ko­ru­ya­cak olan, o şeh­rin so­kak­la­rın­da ne­fes alan hal­kın ta ken­di­si­dir. Bu nok­ta­da He­ya­mo­la Der­ne­ği ola­rak en ye­ni­lik­çi çö­züm öne­ri­miz “Kent De­dek­ti­fi” ini­si­ya­ti­fi­dir.

Bu mo­del­de güç ve yet­ki siz­de­dir! Her bir İn­eb­ol­ul­uyu; ya­şa­dı­ğı so­ka­ğın, ma­hal­le­nin, ta­ri­hin ak­tif bir göz­lem­ci­si ve ko­ru­yu­cu­su ol­ma­ya da­vet edi­yo­ruz. Yan­lış bir res­to­ras­yon mu gör­dü­nüz? Ka­çak bir ya­pı­laş­ma mı var? Ta­ri­hi bir ko­na­ğı­mız boy­nu bü­kük çök­me­yi mi bek­li­yor? Göz yum­ma­ya­ca­ğız, “ba­na ne” de­me­ye­ce­ğiz. Ku­ra­ca­ğı­mız di­ji­tal plat­form­lar­la bu so­run­la­rı hız­la ra­por­la­yan ak­tif “Kent De­dek­tif­le­ri” ola­ca­ğız. Pa­sif bi­rer ika­met­çi de­ğil, İn­eb­ol­u’­n­un ak­tif sa­hip­le­ri ola­ca­ğız.

Ge­le­ce­ğe Çağ­rı ve İl­et­iş­im Çer­çe­ve­si

Tüm bu kent­sel ve sos­yo­lo­jik kriz­le­ri aş­mak, an­cak ve an­cak ye­ni­den omuz omu­za ve­re­rek müm­kün­dür. Mil­li Mü­ca­de­le yıl­la­rın­da de­de­le­ri­mi­zin ve ni­ne­le­ri­mi­zin ser­gi­le­di­ği o sar­sıl­maz bir­lik ve be­ra­ber­lik ru­hu­nu bu­gün ye­ni­den ku­şa­na­rak; sa­de­ce şan­lı geç­mi­şi­miz­le övün­mek­le kal­ma­yıp, bu­gün­kü ih­mal­le­ri­miz­le yüz­leş­ti­ği­miz ve ken­tin ge­le­ce­ği için der­hal ey­le­me geç­ti­ği­miz bu bü­yük ma­ni­fes­toy­la tüm Tür­ki­ye­’­nin kar­şı­sı­na çı­kı­yo­ruz.

İn­eb­olu, “Be­yaz Şe­rit­li İst­ikl­al Madalyası“nı göğ­sün­de gu­rur­la ta­şı­yan kah­ra­man­la­rın mem­le­ke­ti­dir. Şim­di sı­ra, o ma­dal­ya­nın ağır­lı­ğı­nı his­set­mek, hak­kı­nı ver­mek ve ken­ti­mi­ze, so­kak­la­rı­mı­za, eş­siz mi­ra­sı­mı­za bil­fi­il sa­hip çık­mak­tır.

Ec­da­dı­mı­zın mi­ra­sı, to­run­la­rı­mı­zın ema­ne­ti­dir. Ge­lin, hep bir­lik­te İn­eb­ol­u’­yu ye­ni­den aya­ğa kal­dı­ra­lım!