Ge­le­ce­ğe Not Düş­me­ye De­vam Edi­yo­ruz!

Ye­ni bir tarz ve ye­ni bir sa­yı ile ye­ni­den mer­ha­ba kıy­met­li okur­la­rı­mız. Tak­vim­ler Mart ayı­nı gös­ter­se de, se­ri­mi­zi boz­ma­mak adı­na Şu­bat sa­yı­mız­la siz­le­ri se­lam­lı­yo­ruz. Mart sa­yı­mı­zı da en ya­kın za­man­da siz­ler­le bu­luş­tu­ra­cak ve Ni­san ayın­dan iti­ba­ren dü­zen­li ya­yın çiz­gi­mi­ze ge­ri dö­ne­ce­ğiz. Pe­ki, ne­den böy­le bir ge­cik­me ya­şa­dık? Çün­kü der­gi­mi­zi ge­le­ce­ğe ta­şı­mak ve ona da­ha uzun […]

Bal­lı­dağ Ro­ta­sı

Şu­bat ayı Kas­ta­mo­nu­’­da kar ya­ğış­la­rı­na ye­te­rin­ce doy­du­ğu­muz bir ay­dır. Bu ay­da kar şe­hir­de tu­tun­ma­ya mu­vaf­fak olur. ço­cuk­lar kı­zak­la­rı­nı alıp yo­kuş­lu so­kak ara­la­rın­da kay­ma­yı ih­mal et­mez­ler. Boş ara­zi­ler­de, okul bah­çe­le­rin­de, bi­rik­miş el değ­me­miş kar­lar­dan kar­dan adam­lar ya­pı­lır. Şe­hir­de­ki bu ne­şe­li or­tam bi­zim gi­bi dağ­cı­la­ra yet­mez. Bi­li­riz­ki bur­da kar diz bo­yu ise dağ­lar­da bo­yu­mu­zu aşa­bi­lir. Dağ­lar­da her […]

Er­gun Us­ta ile Dün­den Bu­gü­ne Kas­ta­mo­nu Der­nek­çi­li­ği

Si­zi bi­raz ya­kın­dan ta­nı­ya­lım mı? Eği­ti­me adan­mış yıl­lar, ar­dın­dan İst­anb­ul­’­d­aki yo­ğun si­vil top­lum me­sa­isi ve ni­ha­ye­tin­de mem­le­ke­te dö­nüş… Er­gün Us­ta­’­nın dün­den bu­gü­ne uza­nan yol­cu­lu­ğu­nu kı­sa­ca an­la­tır mı­sı­nız? 1956 Ça­tal­zey­tin do­ğum­lu­yum. Kas­ta­mo­nu Eği­tim Ens­ti­tü­sü­’­nün ilk me­zun­la­rın­dan bi­ri ola­rak mes­lek ha­ya­tı­ma ken­di top­ra­ğım­da, Ça­tal­zey­tin ve Pı­nar­ba­şı­’n­da öğ­ret­men­lik ya­pa­rak baş­la­dım. 1991’de İst­anb­ul­’a ta­yin ol­mam­la bir­lik­te hem eği­tim bü­rok­ra­si­sin­de […]

Dev­re­kâ­ni Al­çı­lar Kö­yün­de Kış Oyun­la­rı

Te­le­fe­rik yok, Kı­ya­fet ge­rek­mi­yor, Ekip­man ge­rek­siz. Ocak ayı­nın or­ta­sın­da­yız ve her yer­den yo­ğun bir kar ha­be­ri ge­li­yor. Kas­ta­mo­nu İl Özel İd­ar­esi 600’e yak­la­şan ka­pa­lı köy yo­lu­nu aç­mak için ge­ce gün­düz ça­ba sarf edi­yor. Kar ya­ğı­yor dağ­la­ra. Yağ­mur için sos­ya­list­tir der­ler, her­ke­se eşit yağ­dı­ğı için. Rüz­gâr ise ka­pi­ta­list­tir za­yıf ola­nı yı­kar! Di­ye söy­le­nir. Ya kar ne­dir […]

Hü­se­yin Ku­bi­lay Sa­lih­va­tan­daş ile Söy­le­şi…

Ön­ce si­zi bi­raz ya­kın­dan ta­nı­ya­lım. Hü­se­yin Ku­bi­lay Sa­lih­va­tan­daş kim­dir? Si­zi Kü­re­’­den ve İn­eb­ol­u’­d­an İst­anb­ul­’a, ora­dan da bu­gün­kü ba­şa­rı­la­rı­nı­za ta­şı­yan kö­şe taş­la­rı ne­ler­dir? Ba­bam Ya­vuz Sa­lih­va­tan­daş Küre’de il­ko­kul mü­dü­rü, an­nem Nec­la Sa­lih­va­tan­daş ise il­ko­kul öğ­ret­me­niy­di. Ab­lam Kan­dil­li Kız Li­se­si­ni ka­za­na­rak Küre’den İstanbul’a ya­tı­lı oku­ma­ya git­miş­ti. Gur­bet­te ya­tı­lı oku­ma­nın şart­la­rı­nın zor ol­ma­sı, ailecek İstanbul’a ta­şın­ma­mı­zı be­ra­be­rin­de ge­tir­di. […]

İn­eb­olu Kent­sel Ha­fı­za ve Kül­tü­rel Mi­ras St­ra­te­ji­si

Gi­riş ve Kav­ram­sal Çer­çe­ve Kent­sel me­kân­lar, yal­nız­ca ba­şı­mı­zı sok­tu­ğu­muz ev­le­ri ba­rın­dı­ran ve­ya gün­de­lik ti­ca­ri fa­ali­yet­le­ri­mi­zi yü­rüt­tü­ğü­müz yer­ler de­ğil­dir. On­lar, iç­le­rin­de ya­şa­yan top­lum­la­rın ta­rih­sel se­rü­ven­le­ri­ni, kül­tü­rel kod­la­rı­nı, se­vinç­le­ri­ni, acı­la­rı­nı ve ko­lek­tif ha­fı­za­la­rı­nı ci­sim­leş­ti­ren ya­şa­yan or­ga­niz­ma­lar­dır; kı­sa­ca­sı or­tak evi­miz­dir. Tür­ki­ye­’­nin Ka­ra­de­niz sa­hil şe­ri­di­nin en na­di­de in­ci­le­rin­den bi­ri olan mem­le­ke­ti­miz İn­eb­olu; an­tik dö­nem­den gü­nü­mü­ze uza­nan ef­sa­ne­le­ri, kök­lü de­niz­ci­lik […]

Nu­ri Ha­lil Poy­raz

Uzak­lar­dan ge­lip bir ye­re ko­nup son­ra tek­rar gi­den göç­men kuş­lar mi­sa­li, Poy­raz aile­si de ge­lip İnebolu’ya yer­leş­miş­ler. Yap­tı­ğım soy araş­tır­ma­la­rım­da ben de ba­ba ta­ra­fın­dan Poy­raz aile­si­ne men­su­bum. Bi­zim aile­nin hi­ka­ye­sin­de Ka­ra­de­ni­z­’­den bir ge­mi ile ge­len ki­şi­ler çok sert bir Poy­raz ha­va­sın­da ka­ra­ya çı­kar ve Ava­ra Mahal­lesi’ne yer­le­şir­ler. La­kap ola­rak kul­la­nı­lır­ken 1935 yı­lın­da­ki so­ya­dı ka­nu­nu ile […]

Ka­rın Al­tın­da­ki Sır Mart Man­ta­rı

Kı­şın hük­mü he­nüz kalk­ma­mış­tır. Or­man sus­kun­dur. Top­rak don ve ka­rın ağır­lı­ğı­nı ha­la omuz­la­rın­da ta­şı­mak­ta­dır. Dal­lar çıp­lak­tır, rüz­gâr sert­tir, gök­yü­zü ise kur­şu­ni… Tam da bu ses­siz­lik anın­da, ha­ya­tın en inat­çı im­za­la­rın­dan bi­ri be­li­rir, kı­şın so­nu­na doğ­ru sert ve so­ğuk top­rak­lar­da. Hyg­rop­ho­rus Mar­zu­olus, ya­ni halk ara­sın­da yay­gın bi­li­nen adıy­la Mart Man­ta­rı. Do­ğa tak­vi­mi­nin en er­ken uya­nan ço­cuk­la­rın­dan […]

Sa­de­ce Bir Ku­tu­day­dık

Ben apart­ma­nın sol du­va­rın­dan çık­tım, o ise sağ du­va­rın­dan. Ay­nı an­da ay­nı met­re­ka­re­de bu­luş­tuk. Da­ha ön­ce çok­ça kar­şı­laş­mış­tık fa­kat bu se­fer o kar­şı­laş­ma­lar­da­ki özen­siz gi­yi­ni­min­den çok uzak­tı.. Pan­to­lo­nu­nun içi­ne sok­tu­ğu la­ci­vert göm­le­ği ütü­lü, ke­me­ri ye­ni, ayak­ka­bı­la­rı te­miz, saç­la­rı ta­ra­lı pan­to­lo­nu ise en faz­la be­şin­ci kez gi­yi­yor­du. ya da eşi çok gü­zel ba­kı­yor­du. Bronz te­ni ve […]