1) Kastamonu inebolu Toklukaya köyü doğumlu, Toklukaya köyü ilköğretim okulu, Azize Ana YİBO, inebolu Lisesi, Samsun ondokuz mayıs Üniversitesi veteriner fakültesi mezunudur.
Veteriner Hekim Muhammed Coduroğlu, Kastamonu’nun İneboluilçesinde 2009 yılından bu güne kadar hizmet veren ve Sıla Veteriner Kliniği İşletme sahibidir.
Bölgemizde tanımlanamamış bir çok hastalık türünü ortaya koymuştur. Bunlardan başlıcaları
Akabane ( sığır, koyun ve keçilerde sokucu sinekler aracılığıyla bulaşan, Akabane virüsünün neden olduğu viral bir hastalıktır. Gebe hayvanlarda yavru atma (abort), ölü doğum, mumifiye fötus ve doğan yavrularda eklem eğrilikleri (artrogripozis) veya beyin yokluğu (hidranensefali) gibi ciddi yapısal bozukluklara sebebiyet olmaktadır. 2009 yılında bu hastalığın klinik bulgularından yola çıkarak bölgenin yoğun bir şekilde bu hastalık tarafından istilasını ortaya koymuş ve gerekli önlemlerin alınmasına öncülük etmiştir.
Özellikle sokak hayvanları ve bölgedeki köpeklerde görülen Leishmania paraziti gibi hastalıklar konusunda kamuoyunu bilgilendirici çalışmalar yapmaktadır. Aynı zamanda bu bölgede bu hastalığın varlığını 2012 yılında tespit etmiş olup bu hastalıkla alakalı 5 farlı üniversitenin bir araya gelerek bu hastalıkla ortaklaşa mücadele planı hazırlanmasını öncülük etmiştir.
Bölgede yabani bitkilerden zehirlenmeler yabani bitkilerin tespitleri, hayvanlarda kese böceğinin yapmış olduğu zararların tespiti ve önlenmesi, bölge de bazı çalışmaları yürütürken bir çok virüsü vücudunda taşıyan ve insanlara nakleden Asya kaplan sivri sineğinin bu bölgede tespitinin yapılmasına ve bunlarla alakalı kamu kurum ve kurul araçlarına bilgilendirme metinleri sunmuştur.
Sosyal Sorumluluk: Ailemle Eğitim Yolculuğu gibi yerel eğitim projelerine destek vererek tecrübelerini öğrencilerle paylaşmaktadır. bunlarla beraber sokak hayvanları, hayvan hakları, yaban hayatı gibi bir çok konularda özellikle okullarda seminerler vermiştir.
2) günümüzde en sık rastlanan zoonoz hastalıklarından biri olan
Leishmania, enfekte dişi kum sineklerinin (tatarcık) ısırmasıyla bulaşan, Leishmania cinsi parazitlerin neden olduğu tropikal/subtropikal bir enfeksiyon hastalığıdır. Deride kalıcı iz bırakan yaralar (Kutanöz Leishmaniasis/Şark Çıbanı) veya iç organları etkileyen ölümcül formlar (Viseral Leishmaniasis/Kala-azar) şeklinde görülebilir.
Bulaşma Yolu: Enfekte dişi kum sineklerinin (Phlebotomus türleri) kan emerken paraziti insana veya hayvana (özellikle köpeklere) bulaştırmasıyla yayılır.
Bu hastalık her ne kadar sıcak bölgelerin özellikle de Çöl iklimine sahip kumsal kesimlerin yoğun olduğu bölgelerde görülse de iklimlerin değişmesi hayvan hareketlerinin kontrolsüz bir şekilde devam etmesi sebeplerinden dolayı tüm Karadeniz hattında yoğun bir şekilde görülmeye başlanmıştır.
Dünya sağlık Örgütü’nün mücadelesine zorunlu kıldığı beş hastalıktan bir tanesi LEİSMANİA dediğimiz bu hastalıktır. Hastalık
Ülkemizde hazırlanan Türkiye zoonotik hastalıklar eylem planında yaklaşık 12 sayfa bu hastalıkla mücadele ele alınmıştır ve çıktığı bölgelerde mücadelesi zorunlu kılınmıştır.
3)Enfekte dişi kum sineklerinin (Phlebotomus türleri) kan emerken paraziti insana veya hayvana (özellikle köpeklere) bulaştırmasıyla yayılır.
Bilimsel ayrıntılara girmeden kısaca özetleyecek olursak öncelikle enfekte bir köpek, tilki, çakal, kurt gibi bir hayvan olması gerekiyor bu hayvandan kan emen dişi Tatarcık sinekleri (bu sinekler üreyebilmeler için yumurtlayabilirmeleri için kan emmeleri gerekmektedir )bu paraziti alıp bir başka hayvana aktarır. Aktarılan bu hayvanda bu parazitin evreleri özellikle de ana savunma hücreleri olan makrofajlarda çoğalarak hücrenin bir süre sonra infilak etmesine sebep olur ve bu hücrenin parçalanması sonucunda ortaya çıkan parazit formları diğer makrofaj dediğimiz savunma hücrelerini tekrar girerek vücutta sürekli bir çoğalma haline girerler. Bu vücudundaki parazitler tekrar bir sinek aracılığıyla diğer canlılara aktarılır. Bu bulaşma zinciri üç halkadan oluşmaktadır bu halkalar Enfekte hayvanlar-Tatarcık sineği-ve insan dahil olmak üzere diğer canlılar. Kan emen ve yumurtlama evresine giren tatarcık sinekleri özellikle kuma yumurtlarlar ve bu alanlarda çoğalırlar .Şeklinde kısır bir döngü olarak devam eder.
4)
Aslında klinik görünümlerle bu hastalığı tespit etmek zor değil. Öncelikle mantar ve uyuz hastalığı ile karışması mümkün olabilmekte. Ancak bu Hastalık aylar hatta yıllarca belirti vermeden sürebilir (inkübasyon dönemi); belirtiler başladığında ise deri lezyonları, kilo kaybı, halsizlik, lenf yumrusu şişmesi ve böbrek yetmezliği gibi çoklu organ tutulumları görülür.
Klinik belirtilerde ise Göz, kulak ve burun çevresinde tüy dökülmesi (alopesi), deri pullanması, ülserler, kaşıntılı/kabuklu yaralar ve ayak tabanlarında kalınlaşma (hiperkeratoz) yaygındır. Özellikle tırnakları uzamış ve yürümekte çok problem yaşamaktadırlar. Gözlerinin etrafında gözlük şeklinde tüy dökülmeleri ve kanamalı yaralar şekillenmektedir.
Bununla beraber burun kanamaları mevcuttur. Yine kanamalar ayak tabanlarında da parmak aralarında görülebilmektedir. Kliğimizde çekilen fotoğrafları sizinle paylaşacağız burada çok daha net bir şekilde hastalık akılda kalacaktır.
Bir de bu hastalığın iç organ formu dediğimiz organları tutan formu mevcuttur.
Bu formda da özetle Sistemik Belirtiler; İştah kaybı, halsizlik, kilo kaybı, ateş, ishal ve kusma. Lenf yumrularında şişme ve dalak büyümesi.
İleri Evre de ise Böbrek yetmezliği, anemi, burun kanaması ve eklem ağrıları görülür.
5) hastanın kesin tedavisi mümkün değildir. Sadece klinik bulguları şiddeti azaltıla bilmekte yaşam konforu yükselt ilmekte ve çok uzun süre ilaç kullanımı gerekmektedir.
İnkübasyon Dönemi Parazit vücuda girdikten sonra köpeğin bağışıklık sistemine bağlı olarak 1 aydan 7 yıla kadar, genellikle 3 ay‑1 yıl arasında belirti göstermeden vücutta yaşayabilir. Belirtiler gösterdikten sonra eğer detaylı bir teşhis tedavi yapılmazsa ölüm maalesef kaçınılmaz son oluyor.
Tedavi de birden fazla seçenek var ancak hiçbir tedavi şu anki bilgilerimiz dahilinde parazite tamamen vücuttan atamıyor. Hayvanın yaşam şartlarını konforlu ve sistemik tutulumların önüne geçmek için tedaviler yapılmakta olup hastalığın başka köpeğe başka canlılara aktarılmaması adına koruyucu önlemler alınmaktadır. Hastalık için aşı üretilmiştir yaklaşık bir süre ülkemizde bu aşının satışı yapıldı ancak firma aşı Yeterlince ilgi görmediği için Türkiye’de satışını durdurdu.
Eğer hayvanlar tedavi sürecini geçmiş hastalık çok ilerlemiş sahipsiz sokak hayvanî ise ve bunlar tedavi yoluna gidilmezse hem insanları hem de diğer canlıları riske atmamak adına ötenazi uygulaması da önümüze seçenek olarak çıkmaktadır. Yurtdışında ve bir çok ülkede hastalık tespit edildiğinde ve tedavi edilecek bir şansı yoksa ötenazi de yapılmaktadır.
6) bu konuda üzerimize düşen görevler şu şekilde sıralayabiliriz:
Hem tarım bakanlığı hem de sağlık Bakanlığının üzerine düşen en önemli görev bu hastalığın aşısının tekrar Türkiye’de satışını sağlamak ve gerekli izinleri verilmesi yönündedir.
Ben maalesef hastalığın teşhisi bir çok sağlık kuruluşunda yapılamamaktadırların yapılmasını özellikle de riskli bölgelerin haritalandırılıp bu bölgelerde sağlık çalışanlarına seminerler verilip sağlık kuruluşlarının bu hastalığı hızlı bir şekilde tespit edebilmesi adına yatırımlar yapılmalıdır.
Eğer aşılama olmazsa hiçbir şekilde bu hastalığın önüne geçmemiz söz konusu değildir. Dediğim gibi bu hastalığı dinamiğini oluşturan üç önemli unsur var bunlardan bir tanesi Tatarcık sineği bir tanesi karnivor dediğimiz bu hastalığı vücudunda üremesine ve hastalığın nakledilmesine aracılık eden konaklar ve insan faktörü önemli. Bu tatarcık sineğinin biyolojisi çok farklı diğer sineklerin aksine bu kuma yumurtalarını bırakıyor ve kum bunun için vazgeçilmez bir ortam. Sahil ilçelerde ve kumsal bölgelerde bu hastalık çok yaygın görülmektedir. Bizim yapabileceğimiz hastalıklı gördüğümüz hayvanların bir an önce rehabilite edilmesi rehabilitasyonu sonucunun değerlendirilmesi gerekmektedir
Hayvan sahiplerine düşen en önemli görev bu Tatarcık sineğinin hastalıklı köpeklerden kan emip diğer köpeklere aktarılmasının önüne geçmek adına bu sinekleri uzaklaştıran ve hayvanlardan kan emmesine engel olan tasmalar mevcuttur bu tasmalarlardan kullanmasını tavsiye ederiz. Olur da aşılama çalışmaları tekrar başlarsa mutlaka köpeklerin aşılanmasını önermekteyiz.
Bu hastalığa yakalanan hayvanların ben tedavi ettirmeyeceğim benim bütçem yetmiyor deyip sokağa atılması ya da bir yerlere bırakılması hiçbir şekilde insancıl değildir. Bu tür davranışlar insanlık adına çok büyük bir problem ortaya çıkarmakmaktadır. Tatarcık sineğinin ilaçlarla yok etmek için biyolojisinin göz önünde bulundurarak bu Sineğin yetişebileceği alanların özellikle de kum olan alanların bertaraf edilmesi gerekir bu da mümkün olmamaktadır. Tatarcık sineği ısırdığında insanın unutamayacağı bir derecede ağrı vermektedir bunu acısına tarif etmek adına şu örneği verebiliriz : toplu iğneyi alevin kor kısmında kızdırıp kendinize batırdığınızda nasıl bir ağrı yangı oluşturuyor ise bu sinek de sizi ısırdığında bu şekilde bir ağrı oluşturur böyle bir ısırılmaya maruz kaldığınızda mutlaka sağlık kuruluşlarından destek alarak layışmanya yönünden tetkik yaptırmanız gerekmektedir
Bu hastalık çok sinsi ve gizli seyir izlediğinde iç organ formuna yakalanmadan teşhis ve tedavisi yapılmalıdır.
7) bu hastalık için insanlara soyleyecegim en önemli sözleri şu şekilde sıralayabilirim öncelikle hastalığı kesinlikle araştırıp bu konuda bilgi sahibi olmamız gerekiyor
Kesinlikle panik yapmamanız gerekiyor. Bu hastalık bu tür köpeklere döğme yoluyla dokunma yoluyla temas yoluyla kesinlikle geçmez.
Yine evcil hayvanınızın bu tür hayvanlarla temas etmesi durumunda da bu hastalık temasta geçmez.
Hastalığı tanımladıktan sonra kendi evcil hayvanlarımızı klinik bulguları sık sık değerlendirmemiz gerekiyor
Evcil hayvanlarımız da mutlaka ama mutlaka sinekler için özellikle bit pire kene sinek kovucu tasmalar kullanmamız gerekmektedir.
Hastalıktan şüphe ettiğimiz sahipsiz hayvanları mutlaka yerel yönetimlere köylerde isek il Özel idarelere ilçe tarım müdürlüklerine bildirmemiz gerekmektedir.
Olur da tekrar bu aşı Türkiye’de satışa sunulursa mutlaka hayvanlarımızın aşılanması gerekmektedir.
Bazen tedavi edilemeyecek noktaya gelen hayvanlarımız için sadece kendi vicdanımımızı rahatlatmak adına bir takım geçici çözümler üretmek değil diğer insanları ve hayvanları bu hastalıktan koruma adına mantıklı akılcı kararlar alıp bu yönde yol izlememiz gerekiyor.
Leishmania (Şark çıbanı/Kala-azar) hastalığı, enfekte dişi kum sineklerinin (tatarcık) ısırmasıyla bulaşan paraziter bir hastalıktır. Bu hastalıktan korunmanın temel yolu, bu sineklerin ısırmasını engellemek ve vektörle mücadele etmektir.
Bireysel olarak alabilecek önlemler şu şekilde sıralanabilir
Bu sinek tarafından ısırılmaya maruz kaldığımızda işi hafife almamak gerekmekte ve düzenli kontroller yapılması önerebilirim
Sinek Kovucu Kullanımı: Tatarcık sineklerine karşı etkili olan özellikle doğal ürünlerden elde edilmiş ürünleri kullanmamız gerekmekte eğer bu tür ürünlere ulaşamazsak ruhsatlı eczanelerin önerdiği ürünleri kullanmamız gerekmektedir.
Kıyafet Seçimi yaparken bu sineklerin aktif olduğu saatlerde Özellikle akşam ve şafak vakti dışarı çıkarken kolları ve bacakları örten uzun, açık renkli giysiler giyilmelidir.
Evlerimizin pencerelerinde eğer dışarıda uyuyorsak bahçede uyuyorsak ya da dam denen teraslarda uyuyorsak ince gözenekli cibinlikler kullanılmalı, pencerelere ve kapılara sineklik takılmalıdır.
Kendi vücudumuzu en iyi kendimiz tanımlarız ve tanırız vücudumuzu sık sık kontrol Edip iyileşmeyen yaralar var mı varsa bunların hekimler tarafından kontrol edilmesi ve tedavi edilmesi gerekir Vücuttaki açık yaralar kapatılmalıdır, çünkü sinekler bu bölgelere yönelebilir.
Bu sineklerin tercih ettiği alanlardan mümkün mertebe uzak durmamız gerekmekte bu alanlar şu şekilde sıralanabilir
Kum sinekleri nemli, karanlık ve organik atıkların olduğu yerlerde (çöp yığınları, hayvan barınakları, taş duvar çatlakları) ürer. Bu alanlar temizlenmeli ve ilaçlanmalıdır.
İlaçlama; Tatarcık sineklerinin popülasyonunu azaltmak için yerel yönetimler tarafından önlemler alınıp özellikle de bu sineğin en çok ürettigi mayıs ve eylül ayı arasında düzenli ilaç lamadan yapılması gerekmektedir.

