Öncelikle sizi yakından tanıyarak başlayalım. Meryem Kocaoğlu kimdir, peyzaj mimarlığına olan ilginiz nasıl başladı ve bu mesleği seçmenizdeki temel motivasyon neydi?
Ben Meryem Kocaoğlu Peyzaj Yüksek Mimarıyım. Lisans eğitimimi İstanbul Üniversitesinde Lisansüstü eğitimimi Kastamonu Üniversitesinde tamamladım. Birkaç yıl İstanbul da tasarım ofisi, şantiye ve fidanlıkta çalışma fırsatı bulduktan sonra 12–13 yıldır Kastamonu, Sinop, Bartın, Çankırı bu bölgelerde ki il ve ilçelerde hizmet vermekteyim.
Mesleğimi yaparken özellikle doğayla insanın arasındaki ilişkiyi güçlendiren, sürdürülebilen ve yaşayan mekanlar üretmeye odaklanıyorum.
Aslen Çorumlusunuz ancak İstanbul Üniversitesinden mezun olduktan sonra Kastamonu’ya gediğinizde bu şehirde kalmayı tercih ettiniz ve kendi mimarlık ofisinizi kurdunuz. Kastamonu’da kalmaya ve kariyerinizi burada inşa etmeye nasıl karar verdiniz?
Aslında Çorumluyum ama İskilipliyim demek daha doğru olur😊 Bu detay önemli; çünkü aidiyet duygum biraz hep yerelle, bulunduğum yerle bağ kurma üzerinden şekillendi diyebilirim.
Bu şehre gelmem çok planlı değildi ya da istediğim bir yol değildi. Ama bazen hayat bizden önce kararını vermiş oluyor gibi hissediyorum. İstem dışı da olsa buraya geri döndüm ve zamanla bir hayat kurdum. Şimdi baktığımda, burada olmaktan mutluyum ve mesleki olarak ta kendime uygun bir yol çizebildim.
Uzun yıllardır bu şehirde yaşayan, havasını soluyan ve mekânlarına dokunan biri olarak Kastamonu sizin için ne ifade ediyor? Şehrin tarihi ve doğal dokusu hakkındaki kişisel düşünceleriniz nelerdir?
Kastamonu benim evim gibi. Bu doğada yaşamak, sokaklarında yürümek ve mekanlarına dokunmak zamanla bana burada bir aidiyet duygusu kazandırdı. Tarihi dokusu, kültürel mirası ve doğal güzellikleri, şehri keşfetmeyi ve anlamayı her zaman heyecanlı kılıyor.
Peyzaj mimarlığı açısından baktığımda, Kastamonu’nun doğal ve tarihi dokusu büyük bir ilham kaynağı. Şehrin ritmini, doğa ile insan arasındaki ilişkiyi anlamak, projelerime derinlik ve özgünlük katıyor. Buradaki yaşam ve çalışmalarım, hem kişisel hem de mesleki olarak kendimi geliştirmeme olanak sağlıyor ve yaptığım her işte şehrin ruhuna saygılı olmayı öncelik haline getiriyorum.
Kastamonu’da hem özel sektörde birçok projeye hem de belediyeler için kapsamlı peyzaj çalışmalarına imza atıyorsunuz. Bugüne kadar hayata geçirdiğiniz ve “Benim için yeri çok ayrı” dediğiniz veya sizi en çok heyecanlandıran çalışmalarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Evet, Kastamonu ve çevresinde çeşitli ve çok farklı projelerde çalışma fırsatım oldu. Her biri farklı bir deneyim ve farklı bir mutluluk kaynağı. Bazısı bir meydan canlandırdı, bazısı insanların dinlenebileceği bir alan yarattı, bazısı ise şehrin dokusuna katkı sağladı. Her birinin üzerinde yaşayan insanlar ve çevreyle kurdukları ilişki farklı ve özel. Bu yüzden tek bir proje seçmek zor😊
Bir peyzaj mimarı gözüyle baktığınızda; doğru, vizyoner ve planlı çevre düzenlemelerinin bir kente ve o kentte yaşayan insanların yaşam kalitesine, psikolojisine kattığı temel değerler sizce nelerdir?
Doğru ve planlı çevre düzenlemeleri bir kente çok şey katıyor. İnsanlar için sadece yeşil alan değil, aynı zamanda nefes alabileceği, dinlenebileceği ve sosyalleşebileceği mekanlar oluşturuyor. Psikolojik olarak da şu açıdan çok etkili; insanlar doğaya yaklaşabildikleri ve şehri kaosunun dışına çıkabildikleri bu yaşam alanlarında kendini daha huzurlu ve mutlu hissediyor.
Buna ek olarak, vizyoner yaklaşımlar şehrin estetiğini ve kimliğini de güçlendiriyor. Doğal ve kültürel dokuyu korumak, şehirle insanların bağını güçlendirmek ve yaşam kalitesini artırmak için planlı adımlar çok değerli.
Kastamonu Cep Dergi olarak şehrin marka değerini çok önemsiyoruz. Peki, peyzaj mimarisinin bir kentin veya şehrin “marka değerine” doğrudan katkısı ve bu kavramla olan ilişkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bence peyzaj mimarlığı, bir şehrin marka değerinin görünmez ama çok güçlü bir parçası. Bir kentin meydanları, parkları, sokak düzenlemeleri ve yeşil alanları, hem orada yaşayan insanların hayatını güzelleştiriyor hem de şehre gelenlerin gözünde onu özel ve değerli kılıyor.
Kastamonu özelinde değerlendirecek olursak; şehrin genel olarak çevreye, yeşil alanlara ve peyzaj çalışmalarına verdiği önemi ve yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?
Kastamonu özelinde değerlendirdiğimde, şehrin çevreye, yeşil alanlara ve peyzaj çalışmalarına yaklaşımı henüz tam anlamıyla bilinçli ve sistemli bir noktada değil. Bu konulara gereken önemi verdiğini söylemek zor; hemşerilerimizin ve şehrin öncüleri olaran bürokratların farkındalığı zaman zaman sınırlı olabiliyor.
Ama bu durum aynı zamanda büyük bir fırsat sa sunuyor. Yani doğru adımlar, bilinçli planlamalar ve etkili projelerle şehrin peyzaj ve çevre konusundaki yaklaşımını güçlendirmek mümkün. Ben de yaptığım işler ve projelerle, Kastamonu’da bu bilincin artmasına ve şehrin yaşam kalitesinin yükselmesine katkı sunmayı hedefliyorum.
Sahada çok aktifsiniz. Bu projeleri hayata geçirirken, gerek iklimsel ve coğrafi gerekse bürokratik anlamda Kastamonu’da en çok hangi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
Yaptığım işe, bölgesel anlamda henüz hak ettiği değerin verilmediğini hissediyorum. İnsanlar bazen işimizin kapsamını veya önemini tam anlamıyla anlamıyor, bu da projelerde zaman zaman zorluk yaratıyor.
Ama tüm bunlar aynı zamanda motivasyon kaynağı da; çünkü her proje, doğru bir şekilde anlatıldığında ve sonuçları görüldüğünde hem farkındalığı artırıyor hem de şehirde peyzaj çalışmalarına olan ilgiyi güçlendirebiliyor.
Mesleki tecrübelerinize dayanarak, Kastamonu’nun peyzaj ve kentsel tasarım anlamında en çok neye ihtiyacı olduğunu düşünüyorsunuz? Şu projeler mutlaka yapılmalı dediğiniz hayalleriniz var mı?
Kastamonu’nun peyzaj kentsel tasarım anlamında en çok ihtiyacı olan şey, planlı, bütüncül ce sürdürülebilir yaklaşımlar. Şehrin doğal ve tarihi dokusunu korurken, insanların yaşam kalitesini artıracak mekanların sistematik olarak tasarlanması gerekiyor.
Benim hayalim, çok sayıda insana hitap eden, birçok insanın hayatına dokunabilen ve yaptığım işin iz bıraktığı projelerde yer almak. İnsanların kendilerinden bir şeyler bulabileceği, herkesin farklı biçimlerde etkilendiği, kalıcı ve anlamlı alanlar oluşturmak benim için çok değerli. Böyle projelerde bulunmak ve şehrin dokusuna katlı sunmak, yaptığım işin hem topluma hem de mekana bıraktığı değeri görmek, mesleki olarak da en büyük motivasyon kaynağım.
Vakit ayırdığınız ve içten cevaplarınız için çok teşekkür ederiz. Son olarak, daha estetik ve yaşanabilir bir çevre adına Kastamonululara ve okurlarımıza iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
Her birimiz, yaşadığımız çevrenin kalitesine katkıda bulunabiliriz. Kastamonu’yu daha estetik, daha yaşanabilir ve insanlara ilham veren bir şehir haline getirmek için doğaya, tarihine ve mekanlarına değer vermek çok önemli. Küçük adımların bile büyük etkisi olabilir; birlikte fark yaratabiliriz.

